Bu nasıl yara? Yazma diyorum kendime, tut diyorum, yut diyorum… Ama olmuyor. İçimden taşanları susturamıyorum. Oğlum, sen yarım saat gözümün önünden kaybolsan ortalığı ayağa kaldırır taş üstünde taş bırakmazdım. Tam 2.5 yıldır yoksun… Sen beni nasıl bıraktın be oğlum? Nasıl gittin? Nasıl kıydın bana?
Mezarının başındayım.Toprağına yüzümü koydum, senin kokun kalmıştır diye avuç avuç toprağını öpüyorum. Gözlerim dolu, ellerim titriyor… Seni içimden söküp alan o sabahı unutamıyorum. O sabahtan sonra bana dünya dönmüyor oğlum. İnsanlara gülüyorum ama içim kan ağlıyor.

Madem gitmen gerekiyordu, beni de alsaydın yanına be çocuk… Ne yaptım ben sana? Seni bu kadar severek mi incittim de bıraktın beni? Seni koklayarak mı suç işledim? Ben sensiz kime sarılırım, kime güvenirim oğlum?

Gittin gideli ilk defa dün gece rüyama geldin. Uyurken bile dokunmaya korktum sana. Hissettin mi oğlum? Yanına geleceğimi anladın mı? Bir geceyle yetinmemi istedin sanki… bir gece olsun yanında yatayım istedin.

Mezar taşına dokunuyorum şimdi, sanki tüylerine dokunur gibi… Hala sıcacık sanıyorum. İçim titriyor.
Uyusun benim melek oğlum… Ben yine buradayım. Hep buradayım. Ne gidişine alışabildim, ne sensizliğe… Benim sana sözüm var: Seni kimse unutamayacak. Ben var oldukça adın da var olacak. Benim oğlum… Benim ciğerim… Uyu rahatça… Baban burada, yine başındayım… her zamanki gibi. Seni çok özledim ADAM..

image
Pawtagram